Olumsuzluk: 不 ve 没

Türkçe tek olumsuzluk ekiyle idare eder: -me, -ma. Çincede iki ayrı kelime vardır ve yanlışını seçmek cümlenin zamanını değiştirir. Kuralı bir kez oturttuğunda otomatik gelir.

不: şimdi, alışkanlık, istek, sıfat

不 bù fiilin ya da sıfatın hemen önüne gelir ve şunları olumsuzlar:

Ton notu: 不 tek başına dördüncü tondur ama arkasından dördüncü tonlu hece gelirse ikinci tona döner. 不是 "bú shì", 不去 "bú qù", 不对 "bú duì". Yazıda bù kalır, kulakta bú duyulur.

没: geçmiş ve 有

没 méi (çoğu zaman 没有 méiyǒu biçiminde) iki iş görür:

Geçmişte olmayan eylem için 没 kullanınca 了 eki düşer. 我吃了 (yedim) → 我没吃 (yemedim); 我没吃了 yanlıştır. Bu, Türkçe konuşanların en sık yaptığı ikinci hatadır: "-di" ekinin olumsuzu "-medi" olduğu için 了'yi tutmak isterler.

Karşılaştırma

Olumlu不 ile没 ile
他来 geliyor他不来 gelmiyor, gelmeyecek他没来 gelmedi
我喝茶 çay içerim我不喝茶 çay içmem我没喝茶 çay içmedim
我有时间 vaktim var—我没有时间 vaktim yok
今天冷 bugün soğuk今天不冷 soğuk değil—

Aynı cümlenin iki olumsuzu iki farklı şey söyler: 他不来 bir karar ya da tahmin, 他没来 bir olgu. Bir arkadaşının toplantıya gelmediğini anlatıyorsan 没; gelmeyeceğini söylüyorsan 不.

别: yapma!

Yasak ve uyarı için üçüncü bir kelime: 别 bié. 别说话 (konuşma), 别担心 (endişelenme), 别走 (gitme). Daha yumuşak biçimi 不要 bú yào: 请不要吸烟 (lütfen sigara içmeyin). Her ikisi de HSK 2.

Olumsuz soruya cevap

Çincede olumsuz soruya cevap, sorunun içeriğine değil doğruluğuna göre verilir. 你不去吗? (gitmiyor musun?) sorusuna "evet, gitmiyorum" demek için 对,我不去 (doğru, gitmiyorum); "hayır, gidiyorum" için 不,我去. Türkçeyle aynı mantık, İngilizceyle ters; Türkler için bir avantaj daha.

Mandarinbet'te 不, 没有 ve 别 ayrı kelimeler olarak gelir. Türkçe karşılıkları ("hayır, değil", "yok; -medi", "-me, -ma (yasak)") kasten bu ayrımı taşır; şıkların arasında ikisini birden gördüğünde bu dersi hatırla.

Öğrendiklerini oyunda dene →